24 Mart 2017 Cuma

What offends people in 2017? Being exist.

Öncelikle merhabalar. Bugün yazacaklarım az çok kafamdaydı lakin başlık ne olsun diye otobüs camından dışarı bakarak düşünürken bu cümle zönkedenek geldi bir anda. Çevirisi şöyle sanırım : "2017'de insanları ne gücendirir? Var olmak."

Kısa yazacaktım ama, sıkılıyorum, ofiste iş yok, en son yaptığım program test aşamasında, sonra da kullanacaklar. Dört bine yakın ürünü, sisteme görselleriyle yükleyecek. Türkiye'deki internet altyapısının sıçık olduğunu da hesaba katarsak, işlemin gerçekleşmesi saatler sürer. Bu hususta da (internet altyapısı) derdim büyük ama konum bu değil.

Mezun olmuş, işinde gücünde, sonrasında da goygoyunda bir insanım. Empati yaparsam ben saçmalıyorum, kendim gibi düşününce de etrafımdakiler geri zekalı. Boşluktan neyi tabu edineceklerini şaşırmışlar.

Üniversiteye başladığımda, zaten hali hazırda yıllardır yapıyor olduğum bir sportif etkinliğin kulübüne kaydoldum. Girdiğim seneyi ortaya koyup iki sene öncesi ve sonrası, o beş yıllık skalaya ait grup çok iyiydi lan. Mizahımız, tempomuz, her şeyimiz. Eğlencesine giriştiğimiz rotada neredeyse rekora dokunacak bitiş süresi vardı. O güzel insanlar otobüslere binerek ya memleketlerine ya da nerede ekmek yiyebileceklerse oralara gittiler.

Canımı sıkan konuyu daha akıcı anlatabilmem için bir flashback yaptırmam gerekiyor. Öncesinde de kafamı yapımı anlatan bilgi :  İsim ve yüz hafızam o kadar iyi değil, insanları özellikleriyle bağdaştırmam gerekiyor, bazen müstehcen kaçabiliyor ama anca öyle hatırlayabiliyorum. " Ensesinde et beni olan Ahmet'ti " tarzı bir şekilde hatırlanmak rahatsız ediyorsa ya benimle muhatap olma, ya da kendine en az ekstra bir meziyet kat ve bunu göster ki kaydedilme şeklin " Origamici Ahmet " olsun mesela.   Neyse bu kadar benden konuştuğumuz yeter. Biraz da benden konuşalım. Beam us up Scotty!

İkinci yabancı dil derslerinden birisi, aynı isme sahip iki kız var, isimleri Hayriye değil ama olsun diyeyim belki görürler de başıma iş açılır. Hiç uğraşamam, Hayriye iyi, çiftetelli üçlüsünün son kalesi. Bunlarla standart seviyede sohbetim var, hafızaya kaydedebilmem için gözlemliyorum neleri var diye; karakter olarak fabrikasyon kızlar yahu, şapşal kedi video paylaşımı, instagram stalklamaları, AutoTune olmasa hapşırırken nasıl ses çıkartmasını gerektiğini bilmeyecek sanatçıların(!) magazin hayat takibi, survivor falan. Beden yapısı olarak  birisi nispeten dolgun, diğeri kupkuru.

Birkaç hafta sonra konuşurken bana "Hayriye var ya.." dendi, zihnimde iki siluet canlandı, "hangisi, sıfır beden olan mı?" diye sordum. Zanned
ersin, cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kalelerini zaptettim. Bütün tersanelerine girdim. Bütün ordularını dağıttım. Gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içerisindeyim. Beam us back Scotty.

Hangi tarafa hak verirsiniz bilemem, savunmalık bir şey de yok. Yani, örneğin koşarken isteğe bağlı olarak deve kuşu gibi dizi geriye doğru kırarak koşabilir misiniz? Benim kafam da böyle çalışıyor, ne yapayım.

İşte aynı muhabbet daha dün bu spor kulübünün whatsapp grubunda oldu. Birisi benimle tanışmadığını iddia etti, geriye dönük yokladığımda aklıma gelen tek bilgi (kaydeden beynime tüküreyim, ama o var sadece) birisinin bacak boyunun normalden uzun olduğu. Belki de değildir diye -ki değilmiş, olsa iyiydi- isim vermeden sordum. Tahmin edebileceğiniz üzere, ben yine cebren ve hile ile...

Hem bu bilginin asıl muhatabı olan kız, hem bunun sevgilisi, gruptan özelden yardırıyor. Konuyla alakasız birisi de :

"Dostum iyi geceler, uzun mesajlarında çok az imla hatası gördüm. Diğer insanlara kıyasla, kulüp başkanlarından da güzel tane tane yazıyorsun. Sadece bunu farkettiğimi ve tebrik ettiğimi söylemek isterim. Bu arada o kızdan çok hoşlanan var sanırım görüldüğü üzere, işin zor gibi "

yazdı. Bireysel görüşü için müteşekkir olmam ayrı konu, içimin fesatlığı dışında bir de sulandığım anlamı çıkmış iyi mi? Akıl mantık hiçbir şey almıyor, böyle yaklaşmaya çalışan erkek de, buna tav olan kadın da kısırlaştırılsın oğlum. Üremesinler, insanlığa yazık.

+ Hey yavru çok acıdı mı?
- Cennetten düştüğünde canım di mi, yav he he.
+ Eöömm, o zamaaann, bacak boyun x santim mi?
- Evlen benimle, bacak boyum kadar çocuğumuz olsun!

Bir güzellik görürsem, onu rahatsız etmeden manzaranın keyfini çıkartırım. Aşırı güzelse, bir anlığına dikkatim dağılır, hemen toplanırım.  Ama ne olursa olsun, beynimi erekte edemeyenin (yarı dolgun Hayriye gibi) bedenine koşmam.

Saygılarımla.