23 Ağustos 2013 Cuma

Gezi'ye gittim, okul yalan oldu, ailemle aram bozuldu

Haziran 3. Pazartesi. Finallerin başlama tarihiydi. Okulda eylem yaptık, ertelensin diye. Biri çıktı "Akademik takvime uymak zorundayız ama bu sınavlara girmemiş olanlar için ilk üç gün geçerli olmak üzere kurtarma sınavları yapılacaktır." dedi.  İlgili günlerde sınav yapacak olan hocalarla konuştuk, zorluk seviyesinin yüksek olmaması için.

Dönem boyunca en Atatürkçü geçinen hoca kurtarma gününde şu sözü söyledi: "Direnişe gidiyoruz diye izin istediniz sahillerde yanıp geldiniz." Neyse ki en ön sırada değildim, yoksa saldırırdım kesinlikle. İşin ilginci verdiği sözü tutan tek hocamız Tunuslu yabancı birisiydi. Sınav zaten kolaydı ve bol bol ipucu verdi sınıfa.

Gelelim Haziran günlerimin nasıl geçtiğine; sınavdan çık atla otobüse meydana git bağır-çağır-yumruğu havaya kaldır. Son otobüsle eve gel. Bilgisayarın başına otur. Ehliyet, anahtar, küçük bir ilk yardım kiti. Tüm sosyal medya, zello vesaireden ulaşabileceğim noktalarda yardıma ihtiyacı olan insan var mı diye sabaha kadar nöbet tut.

Vakıf üniversitesinde orta karar bir öğrenciyim, en iyi finalim 25 geldi bu sene, üç dersten kaldım. Ortalamam bir üst sınıfa geçmeye yetmediği için kafadan bir yıl uzadı. Benim için sorun değil, okumasına okurum da parayı veren ailem olduğu için pek hoş karşılanmadı bu durum. "Gamsız yetiştirseydiniz o zaman" diyemiyor ki insan.

Yaz okulundan sonra 20 iş günüm vardı zaten, 30 Ağustos sağolsun 19'a düşürdüğü için stajım kabul edilmeyecek. Sırf evde durmamak için işe gidip geliyorum. Seneye de part time bir iş bulurum. Zaten evde olduğum her dakika ders çalışmıyorum. Okul dışındaki giderlerimi karşılayım yeter.

Kalın sağlıcakla, gerisi bi şekilde hallolur zaten.

CK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder